Tanışalım
2017’de bir yoga kampında, çam ağaçlarının altında yin yoga ile tanıştım.
Çeşmeköy’de bir platform, akşam güneşi, hafif bir rüzgâr. O güne kadar yaptığım yoga hep hızlıydı. Bir pozdan diğerine yetişmek, her nefeste yeni bir şey. Kafamda cevaplanmayan sorular birikiyordu: Elim doğru yerde mi? Öne katlandım, sırtımda mı hissetmeliyim, bacağımda mı?
Yin başkaydı. Bir şeye yetişmeden hareket edebiliyordum. Bedenin hangi bölgesinde nasıl bir etki ortaya çıkabileceği anlatılıyordu. “Doğru mu yapıyorum” sorusunu bir kenara bırakıp bedende kalabiliyordum.
Sonra kampın son akşamı, mat üstünde, nereden geldiğini bilmediğim bir hüzünle gözyaşlarım dökülmeye başladı.
Ve bir yıl yoga yapmadım.
Çünkü karşılaştığım bu deneyim benim için yeniydi ve zorlanmıştım. Bugün geriye dönüp baktığımda, orada eksik olan şeyin ne olduğunu biliyorum. Bununla yeniden karşılaşırsam taşıyacak yerim yoktu. Ve aslında tam da bu sebepten, yoga yapmak bana iyi gelecek olan şeydi.
2019’da önce pratiğe, sonra kampa geri döndüm.
Zor kararların içindeydim, zorlayıcı bir dönemdi. Ve evet, kamptaki bir akşam benzer hallerle yine karşılaştım. Ama bu sefer kaçmadım. Çünkü artık onu taşıyacak, merakla bakacak, peşinden gidecek bir yerim vardı. Yaşadığım şeyin normal olduğunu, hatta bir tür arınma olduğunu öğrenmiştim.
O akşam şunu da öğrendim: ne olduğunu bilmek ya da analiz etmek zorunda değilim. İzleyebilirim. Ne oluyor, bedenimin neresinde kendini gösteriyor, hangi duyumlar eşlik ediyor…
Jigyasu Yoga bu yüzden var.
2017’de bende eksik olan şey için: mat üstünde bir şeyle karşılaştığında yalnız kalmadığın, ona merakla bakabileceğin bir alan.
Boynumda bir madalyon var. Üstünde bir teleskop, birkaç yıldız ve şu cümle: “Aradığın da seni arıyor.” Benim için bir işaret değil, bir hatırlatma: bir şeyin eksikliğini hissediyorsan, belki onu kuracak olan sensin.
“Neden?”
Jigyasu, Sanskrit dilinde “soran, merak eden kişi” demek. İsmi seçerken çok düşünmem gerekmedi aslında. Psikoloji okudum. Mezun olunca da en sevdiğim soruyu, “Neden?” sorusunu sorarak para kazanabileceğim bir alan buldum: pazar araştırmaları. 2013’ten beri işim insanlara soru sormak. Bunu neden seçtin? Ne hissettin? Neyi fark ettin? Aynı soruları şimdi matta da soruyorum.
Yogayla ilk tanışmam 2015’te, bir spor salonunda oldu. Bir süre sonra üyeliğimle sadece yoga sınıfına gittiğimi fark ettim. O yaz yıllık iznimi bir yoga kampında geçirdim. Sonra her yıl en az bir kamp, benim için bir ritüele dönüştü. 2021’de öğrenciliğimi derinleştirmek istedim ve ilk yin yoga eğitimime başladım. 2022’de sertifikamı aldım. Jigyasu Yoga da o yıl doğdu.
Pratiklerimde
Biri “doğru mu yapıyorum” diye sorduğunda dışarıdan bakıp cevap vermiyorum. Yanına gidiyorum, birlikte arıyoruz. Kendi bedenine uyanı kendi duyumunda o buluyor.
Zamanla insanların yin yoga yapmak için bana ihtiyacı kalmıyor. Bir pozun içinde kalmayı seçebiliyorlar, izin beklemeden çıkabiliyorlar, bedenlerinin ihtiyacına göre şekil alabiliyorlar. Benim için en kıymetli kısmı bu.
Yine de gelmeye devam ediyorlar. Çünkü tek başına yapabileceğin şey, birinin senin için düşündüğü bir alanda yapacağın şeyden farklı.
Kimi her hafta geliyor, kimi aradan birkaç hafta geçince. Yin’de bir poza doğru çalışmıyoruz, varılacak bir yer yok. O yüzden ara vermek bir şeyi geri almıyor. Ne zaman geleceğine de sen karar veriyorsun.
Bir de küçük bi’ sır vereyim: yang yoga yapmayı ilk başlarda pek sevmiyordum. Ama yang yoga yaptıktan sonra hissettiklerim beni yine de mata döndürüyordu. Çünkü ister sev ister sevme: yoganın her türlüsü bedende bir şeyleri iyi yönde etkiliyor. Bugün farklı yoga türlerinin kendi pratiğimde yeri olsa da yin’in yeri ayrı. Ve sunduğum pratiklerde yin yogayı açıkça kayırıyorum. Yani aslında çok sevdiğim bir şeyi paylaşıyorum.
Bir tutam baharat
Çocukluğumdan beri elimden bırakmadığım boya kalemlerimle oynayacak bir alan da buldum: mandala. 2020’de Aslıhan Aksun ile ilk kez mandala çizdiğimde bunun benim için bir tür meditasyon olabileceğini fark ettim. Sonra kamplara taşıdım. Gruplarla oturup çiziyor, boyuyoruz. Bir festivalde gerçek çiçeklerden üç metrelik rengarenk bir mandala yaptık, gecesinde de etrafına toplandık. Hep birlikte mantra söylediğimiz bir müzik gecesiydi. Yoganın yanında bir tutam baharat gibi.
Yin yogaya dair bir merakın varsa, tanışmayı çok isterim.
Bir bakışta
2022’den bu yana yin yoga rehberliği yapıyorum. Her çarşamba akşamı online bir grupla buluşuyoruz. Birebir ve küçük grup seansları, konu odaklı atölyeler de yapıyorum. Adrasan’dan Kapadokya’ya altı yoga tatili, iki festival. Ekipler için ofis yogası programları da hazırlıyorum. Psikoloji okudum, 2013’ten beri pazar araştırmaları alanında çalışıyorum.
Aldığım eğitimler
Öğrenciliğim sürüyor. Aldığım eğitimlerin kaydı:
- 2026 Yin Yoga için Hedefli Sekanslama, K. Paez, P. Grilley, J. Barnett, L. Lavigne, G. Harris (20 saat)
- 2026 HİS Yoga-I Yardımcı Eğitmen
- 2025 Nei Jing Tu: İçsel Peyzaj Haritası, Nefes, Meditasyon, Mudra ve Bandhalar, Paul ve Suzee Grilley (10 saat)
- 2025 MiyoYin: Yin Yogada Miyofasyal Gevşeme, Franziska Gottschlich (30 saat)
- 2024 Restoratif Yogada Uzmanlaşma, Gül Dirican (20 saat)
- 2022 Yoğunlaştırılmış Somatik Yoga Terapi Programı, Başak Yüksel (30 saat)
- 2022 Yoga Eğitmenlerine Yönelik Kadavra Anatomi Eğitimi, Dr. Osman Coşkun
- 2021–25 Berivan Aslan Sungur Yoga Okulu, 535 saat Yoga Alliance onaylı sertifika ve 2022–26 arasında birçok programda asistanlık
- 2025 Yogaya Somatik, Travma Bilinçli ve Polivagal Yaklaşım (20 saat)
- 2023 Meridyen Egzersizleri (15 saat)
- 2023 Kendime Annelik: Bağlanma, Duygu Düzenleme, İç İlişkiye Odaklanma (30 saat)
- 2023 Yin Yogada Derinleşme (120 saat)
- 2023 Hocalığı Geliştirme Yolu (40 saat)
- 2023 Tao Vinyasa: Denge, Güç ve Yumuşaklık ile Yang Akışlar (30 saat)
- 2022 Anatomi, İşlevsel Yaklaşım ve Asana Laboratuvarı (30 saat)
- 2022 Temel Yin Yoga Uzmanlaşma Programı, Yoga Felsefesi ve Anatomisi (200 saat)
- 2021 Yoğunlaştırılmış Yin Yoga Uzmanlaşma Programı (50 saat)