İçeriğe geç

İlham aldıklarım · · 4 dakikalık okuma

Seni yogaya ne getirdi?

Kaçış, tavsiye, başarı... Yeni bir araştırma Türkiye’de yogaya başlama nedenlerini ölçtü. Veriye baktım: İnsanların en çok katıldığı ifadeler listeden elenmiş. Seni buraya ne getirdi?

“Neden yoga yapıyorsun?” sorusunu defaatle sorduğunu hayal et. Meditatif bir halde biriyle karşılıklı otururken, anlattığı hiçbir şeye yanıt vermeden, onaylamadan, nötr bir ifadeyle yalnızca onu dikkatle dinlediğini… Bazen anlatırken kelimeleri tükenir gibi olduğunda soruyu tekrar ediyorsun: “Neden yoga yapıyorsun?” Karşındaki anlatmaya başka kelimelerle devam ediyor. Bu böyle sürdükçe ilk akla gelen nedenleri daha derindeki motivasyonlar ve doyumlar takip ediyor. Katıldığım bir yoga kampında yaptığımız bir çalışmaydı bu. Hem soruyu soran hem yanıtlayan taraf oldum sırayla. Daha önce yogayla ilişkimi hiç o kadar uzun ve detaylı ifade etmem gerekmemişti. Paylaştıklarımı ben de ilk kez telaffuz ediyordum belki. Ve karşımdakinden duyduklarımla da ortaklıklar vardı.

Bu soruya kafa yormak güzel. Çünkü cevap neredeyse hiç tek kelimede kalmıyor. Bedenindeki ağrıdan yola çıkan biri, iki cümle sonra uykusundan, işinden, yapılacaklar listesinde kaybolup da kendine ayıramadığı vakitten bahsediyor. Daha önceki yazımda bahsetmiştim, 2013'ten beri işim insanlara soru sormak zaten. Yoga yapan biriyle nedenlerini konuşmak beni araştırmacı olarak da tatmin ediyor ancak bununla ilgili hiç geniş kapsamlı bir çalışma görmemiştim daha önce.

Ekim 2026’da PLOS ONE'da bir araştırma yayımlandı. Düzce, Bolu ve İstanbul'dan dört akademisyen, Türkiye'de insanların neden yoga yaptığını ölçmek istemiş. 2021 yılında 429, birkaç yıl sonra da 224 kişiye sormuşlar. Katılanların neredeyse hepsi kadın, çoğu yogaya üç yıldan kısa süre önce başlamış. Ortaya beş ana neden çıkmış:

  • Kaçış: iş, çevre, ekonomi... sıkıştıran ne varsa ondan biraz uzaklaşmak
  • Sosyalleşme: yeni insanlarla tanışmak, yoga yapanlarla bir arada olmak
  • Tavsiye: bir sağlık uzmanının "yogayı bi' dene" demesi
  • Başarı: kendine güvenmek, bir şeyi başarabildiğini hissetmek
  • Görünürlük: paylaşmak, görünmek, yoganın popülerlik tarafı

On yılı aşkın süredir yoga ve dolayısıyla yoga yapan insanlar hayatımda. Gözlemlerim ve sohbetlerime bakınca bu beş nedenin listede olması şaşırtıcı değil ancak benim ilgimi burada olmayanlar daha çok çekti. Örneğin maneviyat yok. Sağlık yok. Egzersiz bile yok.

Araştırmacı şapkamı taktığımda…

Yıllardır pazar araştırması yapıyorum, belirli konular hakkında tüketici yanıtlarını yorumluyorum. Bir tabloya bakınca sormayı sevdiğim şeylerden biri de: Bu tablo ne söylemiyor?

Mesela görünürlük, insanların cevaplarını en çok ayrıştıran neden çıkmış. Ancak bu durum, "insanlar en çok paylaşmak/görünmek için yoga yapıyor" demek değil. Tam tersi: beş neden içinde en az katılınan o. Beşlik ölçekte ortalaması 1,3 civarında, yani katılımcıların çoğu “hiç katılmıyorum” demiş.

Sağlığın kalabalık nedenler listesinden elenmesi de veriye baktığımızda başka bir şey anlatıyor: Katılımcıların tamamı “yoga yaptığımda rahatlıyorum” demiş. Maneviyat da aynı. “Beden, ruh ve zihin arasında uyum kuruyorum” maddesine katılmayan tek kişi yok. Yani en çok paylaşılan nedenler, herkes katıldığı için istatistikten elenmiş. Bu ifadeler toplantıda herkesin onayladığı bir madde gibi, üzerinde konuşmakla vakit kaybedilmeden fikir birliğini sağlıyor. Ancak iş analiz çıkarmaya gelince ayrışma için güçsüz kalıyor.

Yazarlar, katılımcıların çoğu yeni başladığı için maneviyatın henüz ortaya çıkmadığını düşünüyor. Veri ise yeni başlayanların da bu maddelere katıldığını gösteriyor. Belki de bakmamız gereken şey maneviyatın var olup olmaması değil, ne kadar merkezde durduğu. Bunu anlamak için daha derin bir araştırma gerekiyor.

Ben hangisindeyim?

Listeyi okurken kendimi de bir yere koymaya çalıştım. Beni mata ilk kez ne götürmüştü? Çok havalı bir hikayesi yok aslında. 2015’ten biraz geri gidince yogayı bana abimin tavsiye ettiğini hatırlıyorum. Ona da fizyoterapisti tavsiye etmişti ve yogaya biraz devam ettikten sonra benim de çok seveceğimi mutlaka denemem gerektiğini söylemişti. Ciğerimi bilen birinin tavsiyesi benim için güçlü bir etkiydi, zaten etrafta yoga yapanları görüyor ve merak ediyordum. Üniversiteden yeni mezun halimle inşa etmeye çalıştığım yeni bir kariyerim vardı. Maaşımdan artırmaya çalıştığım kendime yatırım payıyla birkaç yıl sonra, anca 2015’te bir spor salonuna yazılabildim. Yogayla ilk kez orada tanıştım. Yani ben listede tavsiyedeyim, hem de ikinci elden.

Orada katıldığım Hatha yoga ağırlıklı pratikleri düşününce başarı maddesine takılıyorum. Pozları yapabilmek üzerine çokça kafa yorduğum ama asla doğru mu yanlış mı yapıyorum yanıtını aramaya ve bulmaya fırsatımın olmadığı hızda ve karmaşıklıkta akıyordu pratikler. Yoga yapmayı sevip sevmediğimden bir türlü emin olamıyordum. Çünkü pratik devam ederken zihnimin sürekli pozlarla ilgili soru işaretleri olması ve doğru yapıp yapmadığımın yanıtını bulamamak beni endişelendirse de, pratik bittiğinde kendimi çok iyi hissediyor ve yeniden mata dönüyordum. Birileri keşke o zaman bana söyleseymiş, yoganın başarı tanımının aşağı yukarı bu olduğunu: Zihni pratikte, bedende, nefeste tutmak ve bir şekilde yeniden mata dönebilmek.

Yine de yang yoga benim için hızlı akıyordu ve bedenimde hissettiklerimle ilgili sorulara yer kalmıyordu. 2017'de bir kampta yin yoga ile tanışıp o sorular için zaman bulduğumda “işte şimdi tamam” hissi geldi. Zaten sürekli bir şeyler oldurmaya çalışan, yapılacaklar listesi boyunu aşan biriyken yin yogayla, matın üstünde güvenli bir alanda bedenimin ağırlığından başlayarak her şeyi bırakma lüksüm oluyordu. Yani beni yogaya getiren neden ile tutan neden aynı olmadı.

Sen hangi kapıdan girdin?

Hayatın yoğunluğundan kaçmak için gelmek de olur, günün yorgunluğunu atmak için de. Belki doktorun önerdiği için, bir arkadaşın "hadi" dediği için veya kamptan güzel bir fotoğraf istediğin için gelmek de. Hiçbirinin diğerinden eksiği veya fazlası yok.

Hangi kapıdan girdiğin, içeride ne olacağını belirlemiyor. Matta neler yaşayacağını kimse önceden bilemez, ben de söz veremiyorum. Ama içinde bir merak varsa, birlikte bakmaya davet ediyorum.

Peki seni Jigyasu Yoga’ya ne getirdi? Yogaya gelme nedenin ile aynı mı yoksa yogayla kaldıkça başka arayışlarla mı bu sayfaya ulaştın? Bana cevabını yazarsan okurum. Eğer aklında bir soru varsa da konuşmak için buradayım.

Bir yin yoga pratiğinde birlikte bakmak istersen, aşağıdaki ilk pratik formunu doldurabilirsin.

Kaynaklar
Eroğlu Eskicioğlu Y., Çoknaz D., Karsu S., Nurtanış Velioğlu M. (2026). Turkish yoga consumers’ motivation: A scale development study. PLOS ONE 21(10): e0359209. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0359209
Veri seti: https://doi.org/10.5061/dryad.dv41ns2db
Yazıdaki madde oranları, araştırmanın 2021'de 429 kişiyle yapılan ilk aşamasının verisinden hesaplandı.

Bu yazıdakileri mat üstünde birlikte denemek istersen ilk pratik benden.

Paylaş: WhatsApp · LinkedIn ·

İlk pratik benden.

Adını ve e-postanı bırak, ilk pratiğinin tarihini sana yazayım. Gelirsin, bakarsın, sonra karar verirsin.

İlk pratiğinin tarihini bu adrese yazıyorum.

Esnek olman gerekmiyor. Hiç yoga yapmamış olman da sorun değil. Aklında başka bir soru varsa önce yaz, sana uyup uymadığına birlikte bakalım. İletişim